8 Mayıs 2013 Çarşamba

MÜZİK ETKİNLİKLERİ ( RİTİM ÇAŞIŞMALARI )

MÜZİĞİ YORUMLAYABİLME

Etkinliğin Adı :Hangisi dinliyor?
Amaç dinlediği müziği yorumlayabilme.
Kullanılan materyal :Yüz ifadeleri ile ilgili resimler:
*Gülen yüz
*Ağlayan yüz
*Somurtan yüz
*Sinirli yüz
*Korkmuş yüz ve daha başka yüzler.
Uygulama :Çocuklar yarım daire şeklinde yere oturtulur. Halının üzerine çocukların görebileceği şekilde değişik yüz ifadelerinin çizili olduğu büyük boy kartlar yerleştirilir. Daha sonra çocuklara kısa sürelerle farklı müzik parçaları dinletilir. (çocuklara isterlerse gözlerini kapayarak müziği dinleyebilecekleri söylenir)
Bir müzik parçası çocuklara dinletildikten sonra onlardan dinledikleri bu müziğe göre istedikleri yüz ifadelerini göstermeleri istenir. Eğitimci, çocuklara “sizce bu dinlediğiniz müziği yerdeki kişilerden ( yüz ifadeleri) hangisi / hangileri dinlemiş olabilir?” Şeklinde soru sorulabilir. Hep birlikte “neden” o yüzün o müziği dinlemiş olabileceği konuşulur. Çocuklardan o yüz ifadesini taklit etmeleri istenir.

SES KAYDEDELİM

Etkinliğin Adı :Ses Kaydedelim
Amaç :Kaydedilmiş seslerin kimlere veya neye ait olduğunu anlayabilme (kaynağını bulabilme)
Değişik seslere dikkatini yoğunlaştırarak, bu sesleri kaydetme becerisini kazanabilme
Kullanılan Materyal :Teyp
Uygulama :Çocuklarla etkinliğe başlamadan önce eğitimci çocuklara fark ettirmeden teybe tanıdık kişilerin seslerini, çocukların yemek sırasındaki veya oyun sırasındaki seslerini kaydeder.
Çocuklarla hep birlikte yarım daire veya daire şeklinde oturulur. Teypten sesler dinletilerek “bu ne sesi, kimin sesi?” şeklinde konuşulur. Daha sonra çocuklara okulun nerelerinde ses kaydedebilecekleri sorulur ve birlikte bir plan oluşturulur.
Çocuklar ve eğitimci sınıfın ve okulun değişik yerlerinde işittikleri sesleri teybe kaydederler. Mutfak, bahçe, sekreter gibi. Kaydedilen sesler hep beraber sınıfta dinlenir Daha sonra çocukların sesleri teybe kaydedilir ve sıra ile her kesin sesi dinlenilir.

İŞİTSEL ALGIYI GELİŞTİRME

Etkinliğin Adı :İpteki kuşları sayma
Amaç :Bir, az, çok, hiç kavramlarını atırdedebilme.
Renk ve sayı kavramlarını pekiştirebilme.
İşitsel algı gelişimini destekleyebilme.
Kullanılan Materyal :Vurmalı müzik aleti, örneğin davul
Sınıfta bir ucdan bir uca gerilmiş aynı uzunlukta 4 renk ip
Çeşitli kuş resimleri
Uygulama :Eğitimci davula bir kez vurur ve çocuktan davula vurduğu sayı kadar kuş resmini ( kırmızı ipe) mandalla tutturmasını ister.
Davula üç kez vurur, (örn; mavi ipe) vuruş sayısı kadar kuş resmi asmasını ister.
Davula 7 kez vurur. Vuruş sayısı kadar kuş resmi (sarı ip) mandalla tutturmasını ister.
Çocuklara, “ Şimdi dinleyin; davula kaç kez vurursam,yeşil ipe o sayı kadar kuş resmi asmanızı istiyorum,” der ve davula hiç vurmaz. Çocuklara “ Davula kaç kez vurdum?” Sorusunu sorar ve hiç, “0” kavramını pekiştirir.
Eğitimci daha sonra müzik aletlerini çocuklara dağıtır ve her ipteki kuş sayısı kadar vuruş yapmalarını ister. En son aşamada iplerin üzerinde asılı olan kuş resimlerinin “az”, “çok” oluşları ve ipteki “hiç” kuş olmayışı hakkında konuşulur.

OYUN ETKİNLİKLERİ

YOLUNU BUL !

Renkli fon kartonuna oklar çizilir ve kesilir. Bu okların iki ucu delgeçle delinir ve oklar bu delinmiş yerlerden birbirine ip ile bağlanır. Bu oklar ile 4 farklı yol yapılır. Her yolun başına pet şişeler ile oluşturulan farklı farklı ses çıkaran marakaslar koyulur. Bu yolun diğer ucuna ise meslekler kartlarından 4 tanesi yolun sonuna yerleştirilir. Marakasların dış yüzeyide yeşil, sarı, mavi ve kırmızı grafon ile kaplanır.

Oyun meslekler şarkısı açılarak başlar. Çocuk oyuna yolun başındaki marakası eline alarak yolun sonuna kadar sallayarak taşımasıyla başltılır. Yolun sonuna meslekler kartı ters şekilde koyulur ve arkasındaki bilmece çocuğa sorulur. Bilmeceye cevap veren çocuk kartın ön yüzünü çevirerek doğru veya yanlış olduğunu öğrenir.
Çocuklar bir labirentte gider gibi renkli oklar arasında müzik eşliğinde yavaş yavaş ilerler. Bilmece kartına ulaştığında, marakasıyla ses çıkarır ve kendisine ne sorulacağını merak eder. Bilmeceyi dinler ve bilmecedeki mesleği düşünerek bulmaya çalışır. Çocuk doğru mesleği bulduktan sonra sıra diğer çocuğa geçiyor ve oyun bu şekilde devam ediyor. Çocuklar oyuna ilk önce marakas rengini seçerek başlıyorlar, daha sonra da hangi yoldan gideceklerine karar veriyorlar. Bilmeceyi çözdükten sonra da mutlu oluyorlar.

MİKROPTAN KAÇ 

Çocukların arasından gönüllü olan 2 kişi seçilir. Biri mikrop diğeri sabun olur . Çocuklar koşmaya başlarlar . Mikrobun değdiği kişi yere düşer hasta olur. Sabun da hasta olan çocuklara dokunarak onları mikroplardan arındırır sağlığına kavuşturur.

ELEKTRİK AKIMI

Çocuklar oturarak bir halka oluştururlar. Öğretmen halkaya katılır ve oyunun kuralını anlatır.
Bir hareket yapılır ve halkadaki her çocuk yanındakine bu hareketi aktarır. Öğretmen hareketi başlatır, örneğin kolunu kaldırır. Yanındaki çocuk ta kolunu kaldırır, sonra onun yanındakilerde sırayla elektrik akımını sağlar.
Hareket bir turu tamamladıktan sonra, öğretmen yeni bir çocuk seçer ve o çocuk elektrik akımını başlatır.
Müzik eşliğinde de oynatılabilir, müzik durduğunda elektrikler kesilir. Elektrikler kimde kesildiyse müziğin başlamasıyla yeni bir hareketle elektrik akımına devam edilir.


Çiçekler Sınıfımdan Lale Sümbül Oyunu Videosu 

Biz bugün Meltemlere gittik,
Biz bugün Meltemlere gittik,
Laleler açmış,
Sümbüller açmış,
Lale lale (şak şak)
Sümbül sümbül (zıp zıp)
Kimi istiyorsan,
Tut kolundan çek...

http://www.dailymotion.com/video/xcfzsq_lale-sumbul-oyunu-81gamze81_school

KUYRUK KOPARMA

gazete kağıtları köşeden başlayıp hafif burkularak uzun bir kuyruk oluşturulup (yere değecek şekilde) her çocuğun poposuna bantlanır. çocuklar oyun alanına dağılırlar. amaç; çocuğun kendi kuyruğunu koruması ve diğer çocukların kuyruğunu ayağıyla basarak koparmaya çalışması. kuyruğu kopan çocuklar oyundan çıkar. son kalan çocuk alkışlanır. iyi eğlenceler.



UYKUCU HOROZ

Çocukların hepsi yere yatar ve gözlerini kapatır. öğretmen teker teker çocuklara dokunarak sırayla ve sessizce arkasına sıralar. bir çocuk kaldığında bütün çocuklar o çocuğun etrafına gelir ve " uykucu horoz,uykucu horoz" diyerek bağırırlar ve tekrar edilerek oyuna devam edilir. ( çocukların severek oynadığı bir oyun ) 

KEDİ FAREYİ BUL

Çocuklar daire olarak yere otururlar. bir çocuk kedi seçilir. seçilen çocuk dışarı çıkartılır ve öğretmen bir fare seçer. kedi içeri girerek farenin kim olduğunu bulmaya çalışır. fareye yaklaştığında diğer çocuklar "miyav miyav " diye bağırır, uzaklaştığında ise "pisi pisi " diye seslenerek fareyi bulmaya çalışır. bulduğunda fareyle yer değiştirerek oyun devam 
edilir.

İP TUTMA 

8-10 metre uzunluğunda kalınca bir ip alınır. İki ucu birleştirilerek halka yapılır. Oyundaki çocuklar bu ipi tutarak bir halka oluştururlar. Sonra ipin oluştuğu halkanın içine geçerler.ellerini arkalarına götürerek ipi tutarlar. İpe sırtlarını dayayarak ipin gergin durmasını sağlamaları gerekir.çocuklardan biri ebe olur ve halkanın ortasında durur.ipi tutan çocuklardan biri ipi bırakarak ortaya doğru yürür. Ebe o çocuğu kovalar ve ona dokunmaya çalışır. Kovalanan çocuk ebe dokunmadan yerine dönüp ipi tutabilirse kurtulur,ipi tutamazsa ve ebe kendisine dokunursa yanar ve ebe olur.

KÖPEĞİM UYAN

Çocuklar el ele tutuşarak halka olurlar. Halkanın ortasına bir sandalye veya tabure konur. Onun altına da herhangi bir eşya konur. Çocuklardan biri köpek olur ve sandalyeye oturur. Sandalyenin altındaki şeyde köpeğin kemiğidir.oyun başlayınca çocuklar köpeğim uyu diye bağırırlar. Köpek gözlerini yumar. Bu sırada çocuklardan biri yavaşça sandalyenin altındaki kemiği alır. Yerine döner. Bu kez çocuklar köpeğim uyan diye bağırırlar. Köpek olan çocuk gözlerini açar. Yerinden kalkar ve kemiği alan çocuğu bulmaya çalışır. Üç çocukta bu kemiği bulamazsa yeniden sandalyesine oturur. Bulursa o çocuk köpek olur.

GEZEN YÜZÜK

Uzun bir ipe bir yüzük geçirilerek ipin iki ucu düğümlenir. Çocuklardan biri ebe olur. Çocuklar elleriyle ipi dışardan tutarak bir halka oluştururlar. Oyun başladığında ebe halkanın ortasında durur. İpe geçirilmiş olan yüzük ipi tutan çocuklardan birinin elinin altında saklıdır. Çocuklar yüzüğü göstermeden birbirine aktarmaya çalışırlar. Bazen de ebeyi şaşırtmak için aktarıyormuş gibi yaparlar. Bu arada yüzük,yüzük neredesin acep hangi eldesin diye şarkı söylenir. Ebe yüzüğün hangi elde olduğunu bulmaya çalışır. Bulduğu zaman durun der çocuklar dururlar. Ebe yüzüğün kendisinde olduğuna inandığı üç çocuktan ellerini açmasını ister. Yüzük nkimin elinde bulunursa o ebe olur. Bulunmazsa ebeliği devam eder.

EŞİNİ BUL

Çocuklar ikişer ikişer eşleştirilir. Sonra eşlerinden ayrı olarak sağa sola yürünür koşulur. Eşini bul yanıma gel diye seslenince çocuklar eşlerini bulur,el ele tutuşarak öğretmenin yanına koşarlar. Birinci ikinci ve üçüncü gelen çiftler başarılı sayılır ve alkışlanır.
41. KURNAZ TİLKİ NEREDE: Çocuklar büyükçe bir daire yaparlar. Daha sonra gözlerini kaparlar. Öğretmen birini gizlice tilki seçer. Seçilen tilkiyi kimse bilmez. Gözler açılır. Tilkinin kim olduğunu bulmak için kurnaz tilki neredesin diye bağırırlar. Bu arada yakalanmamak için birbirinden uzaklaşırlar. Birkaç kez sorulduktan sonra tilki seçilen çocuk kurnaz tilki benim diye bağırır ve bir arkadaşını yakalamak üzere koşmaya başlar. yakalanan çocuk oyundan çıkar. 

DRAMA ÇALIŞMALARI

BEN BİR RADYO OLSAM ?

Öğrencilerin sınıfın ortasında daire olmaları sağlanır.Çocuklara 'hepiniz birer radyosunuz ben sizi yeni aldım' der öğretmen.Her çocuğa teker teker yaklaşarak burnuna dokunarak radyoyu açar. Şimdi biraz haber dinleyeyim der. Çocuğun bir haber sunması sağlanır.Radyom güzel çalışıyor denip kapatılır. Başka bir çocuğa geçilir. Biraz müzik dinlemek istiyorum der öğretmen.Çocuğun burnuna dokunarak açar. ( bazı çocuklar utangaç oluyor sesleri çıkmıyor kulağına dokunularak sesi açılabilir yada fişi çıkmış denip sırtına fiş takılıyormuş gibi davranılabilir)Radyolardan hava durumu, masal, reklam vb. çalışmalar istenir.Bu arada öğretmen radyo müzik çaldığında müziğe uygun oynayıp çocuk üzücü bir haber anlattığında üzülme davranışı sergileyebilir.bunlar çocukların motivasyonunu arttırır.

EKMEK NASIL OLUŞUR

Haydi hep birlikte tarlaya tohum serpelim.Havalar ısındı, başaklar büyüdü.Başakları biçelim.Kucaklayarak harman yerine getirelim. Biçerdöver gibi üzerinden geçip saplarından ayıralım.Buğdayları kürekle çuvallara dolduralım .Sırtımıza yüklenip değirmene götürelim.Değirmen taşı gibi dönüp buğdayları ezelim.Unu çuvallara doldurup fırına getirelim. Hamur yapıp fırına atalım.Uzun küreklerle, pişen ekmekleri fırından çıkaralım.Ekmekler kızarmış, mis gibi de kokuyor!

GÖKKUŞAĞI PERİLERİ

Eğitimci çocuklardan iki gruba ayrılmalarını isterGruplardaki çocuk sayısı eşit olacak şekilde gruplama yapıldıktan sonra, çocuklara oyun hakkında bilgi verilir

Ardından, “Şimdi hepiniz kendinizi birer gökkuşağı perisi olarak düşünün ve bu gökkuşağını sizin renklendirdiğinizi hayal edinSizler dans ederken gökkuşağını renklendirmeyi çok seven küçük perilersinizŞimdi her biriniz elinize gökkuşağının renklerinden birini alın (derken pastel boya kutuları çocuklara uzatılır) ve gökkuşağını renklendirmeye başlayınAma dikkat etmeniz gereken çok önemli bir şey var; siz sadece müzik çalarken dans ediyorsunuzBu yüzden müzik durduğunda sizler de boyamayı durduracaksınızBakalım en çok hanginiz boyayacak?Haydi bakalım gökkuşağı perileri,gösterin kendinizi!” diyerek müziği başlatır

Çocuklar, müzik devam ederken gökkuşağını boyamayı sürdürürler,müzik durduğunda ise boyamayı keserlerMüzik başladığında tekrar devam ederler ve müzik tamamen bittiğinde oyun sona ererEğitimci gökkuşağını en çok boyayan grubu belirleyerek onu oyunun birincisi seçer ve birinci olan grup tüm sınıfça alkışlanır.


ONU ANLAT

Herkes ortada serbestçe yürümeye dolaşmaya başlıyor ve birden “durun” denilerek “en yakın olduğunuz kişi ile eşleşin ve 5 dakika içinde birbirinize kendinizi tanıtmaya çalışın” deniliyor.
Kişiler tanıştıkları kişi sanki kendisiymiş gibi Ahmet bey tanıştığı Mehmet beyi tanıtırken ben Ahmet demiyor da ben Mehmet diye başlıyor ve Mehmet bey i tanıtmaya başlıyor. Sonra roller değişiyor.

ANNELER GÜNÜ İLE İLGİLİ ŞİİRLER

ANNECİĞİM


Ak saçlı başını alıp eline,
Kara hülyalara dal anneciğim!
O titrek kalbini bahtın yeline,
Bir ince tüy gibi sal anneciğim!

Sanma bir gün geçer bu karanlıklar,
Gecenin ardında yine gece var;
Çocuklar hıçkırır, anneler ağlar,
Yaşlı gözlerinle kal anneciğim!
Gözlerinde aksi bir derin hiçin,
Kanadın yayılmış, çırpınmak için;
Bu kış yolculuk var, diyorsa için,
Beni de beraber al anneciğim!…

Necip Fazıl KISAKÜREK




ANNECİĞİM

sesine,bakışına
sevgisine asla doyamam
ben annemin yerine
kimseleri koyamam
saçının bir teliyim
yanağının alıyım
ben kimsenin değilim
annemin öz malıyım

daha çok severim
ulu Tanrı ben seni,
ne olursun ayırma
anneciğimden beni!…




ANNEM
Annelerin en güzeli,

Sensin, benim güzel annem.

Ilık esen bahar yeli,
Sensin, benim güzel annem.
Güneş yüzlü, altın kalpli,
Ağır başlı, tatlı dilli,
Meleklerin eşi sanki
Sensin, benim güzel annem.
Açan çiçek, çağlayan su,
Gülümseyen engin duygu,
Evimizin mutluluğu
Sensin, benim güzel annem.
H.Latif SARIYÜCE


SANAT ETKİNLİKLERİ